TÜRK-İŞ GENEL BAŞKANI ERGUN ATALAY: “İŞÇİ HAKLARI TÜM DÜNYADA GERİLEDİ / AVRUPA’DA MÜLTECİ DÜŞMANLIĞI ARTIYOR”

TÜRK-İŞ GENEL BAŞKANI ERGUN ATALAY: “İŞÇİ HAKLARI TÜM DÜNYADA GERİLEDİ / AVRUPA’DA MÜLTECİ DÜŞMANLIĞI ARTIYOR”

21-23 Mayıs tarihleri arasında Viyana’da toplanmakta olan Avrupa Sendikalar Konfederasyonunun (ETUC-European Trade Union Confederation) 14. Genel Kuruluna katılan TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergun Atalay konuşmasında işçi haklarında ve sendikal haklarda Avrupa’da ve tüm dünyada geriye gidiş olduğunu vurguladı ve çalışma hayatına ilişkin sorunların Türkiye’ye de aynı şekilde yansıdığını belirtti. Bazı ülkeler açlıktan kırılırken bazı ülkelerin refah içinde yaşadığını ifade ederek Avrupa’da yükselen mülteci düşmanlığına dikkat çekti.

Mülteci düşmanlığına ilişkin “Avrupa İş Sendikalarının konfederasyonun 14. Genel kurulu Viyana’da oluyor. Viyana bizim için ve dünyadaki sendikalar için önemli. Çünkü, yabancı düşmanlığının hat safhaya ulaştığı önemli ülkelerden bir tanesi. Buradaki ülkeyi yönetenler yabancı düşmanlığında sınır tanımıyorlar. Sendikal hakların ihlal edildiği dönemde bu dünyanın her yerinde var.” açıklamasında bulundu. Atalay, Avrupa’da gelecek hafta yapılacak olan seçimlerle ilgili olarak Türk kökenli işçilere çağrıda bulunarak, “ “Türk kökenli işçi arkadaşlarımız işçi dostu, yabancı düşmanlığı yapmayan partilere oy versinler.” dedi.

Türkiye’deki emekçilerin gündemindeki en önemli meselenin kıdem tazminatı olduğunu olduğu belirterek kıdem tazminatı sisteminin mevcut haliyle korunması ancak alamayanlar için bir düzenleme getirilmesi yönündeki talebini yineledi.  Ayrıca diğer bir önemli konunun da 200 bin kamu işçisini ilgilendiren toplu sözleşme görüşmeleri olduğunu ve her iki konuda da Hükümetten acil olumlu çözüm beklediklerini belirtti.

ETUC’un kongre bildirgesi Avrupa ve Avrupa’daki emekçilerin geleceğine yönelik olarak alınması gereken önlemleri esas alıyor ve sendikal hareketin, öncelikle demokrasiyi ve son yüzyılın en büyük edinimi olarak nitelendirdikleri ve barış-insan ve çevre hakları-hakkaniyetli ve eşitlikçi yaşam ve çalışma koşullarına dayanan Avrupa sosyal modelini koruma sorumluluğunu taşıdığını belirtiyor.

Bu sorumluluğun yerine getirilebilmesi için sendikaların Avrupa’nın ekonomisi, toplumsal yapısı ve emek piyasasına yönelik somut politikalar geliştirmekte olduğunu ve işçilerin geleceğine yönelik rollerinin etkin olacağı belirtiliyor.

Somut politikalar ve çözümler, öncelikle ilerleme ve sürdürülebilirliğe dayalı bir ekonomik modelin uygulanması, “kaliteli iş” (ücret artışları ve ücretlerin sektörler ve ülkeler arası eşitlenmesi, güvenceli iş, çalışma ortamının diğer koşullarının iyileştirilmesi), haftalık çalışma süresinde kısalma, sosyal güvence, kamu hizmetleri, eğitim hakları, toplu pazarlığın güçlendirilmesi, sosyal diyaloğun yeniden yapılandırılması, teknolojik gelişme ve dijitalleşme sonucu ortaya çıkan geçiş süreçlerinin hakkaniyetli olması, eşit muamele gibi konulara odaklanılarak oluşturulacaktır.