TAŞERON DÜZENLEMESİ YAPILDI

TAŞERON DÜZENLEMESİ YAPILDI

TAŞERON DÜZENLEMESİ YAPILDI

Alt İşveren İşçisiyle ilgili düzenleme 696 Sayılı KHK ile 24 Aralık 2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Kararnameyle kamuda genel merkezi bütçe kapsamındaki kuruluşlarda çalışan (emekliler haricindeki)  450 bin taşeron işçisi kadroya alınırken 50 bin KİT çalışanı kapsam dışında kaldı.

Kadroya geçecek olan taşeron işçisi geçmişe yönelik bir hak ve alacak talebinde bulunmayacak, taşeronda çalıştığı döneme ilişkin açmış olduğu dava ve/veya icra takiplerinden feragat edecek ve yazılı ve/veya sözlü sınava tabi tutulacak.

Ayrıca kadroya geçmenin ön şartı işçinin Devlet Memurları Kanunundaki bazı şartları taşıması ve halihazırda çalıştırıldığı ihalenin personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihalesi olmasıdır.

İl Özel İdareleri ve Belediyeler gibi yerel yönetimlerde hizmet veren taşeron işçileri ise iktisadi teşekküllere (şirketlere) geçirilecek.

Mevcut Toplu İş Sözleşmeleri sona erinceye kadar geçerliliğini sürdürecektir.

Konuyla ilgili olarak 26 Aralık 2017 tarihinde TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulunun yaptığı toplantının ardından düzenlediği basın toplantısında, Başkan Ergun Atalay kadro kapsamına dahil edilmeyen toplam 50 bin çalışanın bulunduğunu belirterek;

1 milyon 20 bin insanın kadroya girdiği yerde 50 bin insanımız kadroya girmiyor. Böyle olunca 1 milyon 20 bin kişinin kadroya girmesi, kadroya girmeyen 50 bin kişinin gölgesinde kalıyor….    “Nasıl taşerona kadroyu 10 senedir konuştuysak, 50 bin çalışanın kadro sorunu da çözülene kadar konuyu kamuoyunun gündemine getirmeye devam edeceğiz.” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının taşerona kadro düzenlemesiyle ilgili Üçlü Danışma Kurulunu toplamamasını eleştiren Atalay, düzenlemeyle ilgili 12 olduğu söylenen maddelerin ikisinin hala kamuoyuyla paylaşılmadığını savundu.

Ayrıca, Atalay sendikal örgütlenmelerinin önünde bazı engellerin söz konusu olduğunu dile getirdi ve sözlerini şu şekilde tamamladı;

Kamu kurum ve kuruluşlarında sıkıntımız yıllardır devam ediyordu. Bu kervana şimdi üniversiteler katıldı. Gazi Üniversitesinde, Niğde’de, Akdeniz Üniversitesinde iş yerindeki işçilere memur sendikaları ile işçi sendikaları beraber gidip ‘bu sendikaya üye olmazsanız kadro alamazsınız. Bu imtihan, bunun için’ gibi akıl tutulması söylemler devam ediyor. Lütfen iş yerlerindeki işçi arkadaşlarımızı serbest bıraksınlar. Kim, hangi sendikaya üye olmak istiyorsa üye olsun. Özellikle memurlar, belediye başkanları, siyasiler, üniversitedeki öğretim üyeleri bu işe müdahale etmesinler.

Bununla ilgili elimizde ses ve görüntü kayıtları var. Bu Türkiye‘ye yakışmıyor. Bu konudaki rahatsızlığımızı dün Başbakan’a ifade ettik. Şimdi de tüm kamuoyuyla paylaşıyorum.”

 

TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulunun değerlendirmeleri şöyledir:

1- “Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname” 24 Aralık 2017 Tarihli ve 30280 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 696 Karar Sayılı KHK içerisinde alt işveren işçisiyle ilgili düzenlemeler de yapılmıştır. Çalışma yaşamının yıllarca kanayan bir yarası olan kamuda taşeron uygulamasının sona erdirilmesi ve alt işveren işçisi olarak çalışanların kadroya (belirsiz süreli iş sözleşmesi) alınması konusunda yıllar sonra bir düzenleme yapılmış olması, kadroya girenler açısından olumlu karşılanmış, emeği ve katkısı olanlara teşekkür edilmiştir. 

 2- Ancak, yaklaşık bir milyon alt işveren işçisini doğrudan ilgilendiren bir konuda, sosyal taraflarla taslak paylaşılmadan, eleştirileri dikkate alınmadan, TBMM’de müzakere imkanı sağlanmadan, kamuoyunda geniş şekilde tartışılmadan, olağanüstü hal kapsamında düzenlemelerin yapılmış olması uygulamada birtakım sorunlara yol açacaktır.  

3- Alt işveren işçilerinin tümünün, herhangi bir ayrıma tutulmadan kamuda kadroya geçirilmesi, başta ücret ve sosyal haklar olmak üzere çalışma şartlarının iyileştirilmesi,  istihdam güvencesine kavuşturulmaları öncelikli talep olarak işçiler ve sendikaları tarafından ifade edilmiştir.   

 4- KHK ile yapılan düzenlemeyle alt işveren işçileri arasında ayırım yapılmıştır. KHK’nin 127. Maddesiyle yapılan düzenlemenin kapsamına 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri alınmış, ancak anılan kanun ile KHK’nın eki (I) sayılı listede yer almayan kamu idareleri kapsam dışında bırakılmıştır. 

Böylece KHK’yle yapılan düzenleme sonucu, bazı özel bütçeli kuruluşlar ile kamu iktisadi teşekküllerinde (KİT) çalışan taşeron şirketi işçileri kapsam dışında bırakılmış ve kadroya alınmamıştır. Bunun sonucu 58 KİT’te çalışan yaklaşık 50 bin işçi mağdur edilmiştir. Bunların da kapsama alınması hususunda olumlu haber beklenmektedir. 

5- Yerel yönetimlerde çalıştırılan işçiler arasında da ayrım yapılmış, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı ihalelerinde çalıştırılan işçiler kapsamda olurken, halen belediye şirketi bünyesinde istihdam edilen işçilerin belediyenin kendi kadrosuna geçişleri söz konusu olmamaktadır. 

6- Hukukumuzda sendikal örgütlenme “işkoluna göre sendikalaşma ilkesine” göre düzenlenmiş olmasına rağmen, KHK ile yapılan düzenlemede, aynı işyerinde farklı işkolunda kurulu sendikaların örgütlenmesine ve birden fazla toplu iş sözleşmesi yapılmasına imkan verilmektedir. Bu düzenleme işyerlerinde kargaşaya ve çalışma barışının bozulmasına yol açacak niteliktedir. Bu endişenin giderilebilmesi için gerekli düzenlemeler bir an önce yapılmalıdır. 

 7- TÜRK-İŞ Başkanlar Kurulu, gelişmeleri yakından izleyecek ve gelişmelere göre, Konfederasyonun güçlenerek çalışmalarını sürdürmesi ve başta sendikal örgütlenme olmak üzere işçi hak ve özgürlüklerinin geliştirilmesi konularında üzerine düşen sorumluluğu kararlılıkla yerine getirecektir.