HABERLER Anasayfa / Haberler / Haber Detay覺
GELECEK TOPLU TAŞIMADIR
30 March 2021 YAZAR : admin

C40 şehirler grubu, ilk oluştuğunda sayıları 40 olan 97 büyük kentin belediyelerinin dahil olduğu tüm dünya için sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam sağlanması yolunda çağımızın belki de en büyük sorunu olan iklim değişikliğine karşı etkili olacak önlemler almayı taahhüt eden büyük kentlerin işbirliği amacıyla oluşturdukları bir birliktir. C40 dünyanın 97 kentini bu amaç etrafında birleştirmektedir. Bu kentler 700 milyondan fazla insanı barındırmakta ve dünya ekonomisinin dörtte birini kapsamaktadır.  Bu kentlerin belediyeleri nefes aldığımız havayı temizlemeyi taahhüt etmişlerdir.

Hava ve çevre kirliliğinin önlenmesi, zararlı ve yok edilemeyecek atıklar yaratmayacak, her türlü kaynak israfını önleyecek, yarattığı faydanın devamı sağlanabilen yeşil olarak adlandırabileceğimiz çevre odaklı yaşam biçiminden geçer. 

Şehirlerimizin/toplumumuzun karşı karşıya bulunduğu en önemli iki sorunun - iklim değişikliği ve hızlı kentleşmenin kesiştiği nokta, bir başka deyişle çözüm noktalarından biri toplu taşımadır.

Toplu taşımacılık çalışanları olarak toplu taşımanın yeşil yaşam biçiminin sağlanmasında önemli olduğunu söylüyoruz. Dahası Gelecek Toplu Taşımadır diyoruz!  Çünkü toplu taşıma sadece bizlere iş sağlamakla kalmaz; şehirlerimizin sosyal ve ekonomik yaşamında belirleyici öneme sahiptir.

Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu üye sendikalarıyla birlikte çeşitli sivil toplum ve araştırma kuruluşlarının görüşlerine de yer vererek toplu taşımanın önemine dikkat çekmek için 30 Mart 2021 tarihinde bir kampanya başlatmıştır.

İklim değişikliği ile baş edebilmemiz için yeni teknolojileri hava ve çevre kirliliğini önleyecek yada asgariye indirecek şekilde kullanmamız gerekiyor.  Şehirlerimizin temiz enerji kullanacak, trafik ve araç kargaşasına son verecek, zamandan tasarruf eden akıllı teknolojilerle tasarlanmış ve iyi planlanmış toplu taşımacılığa gereksinimi vardır. 

Teknolojiyi toplum yararına kullanmalıyız.  Bu her zaman kendiliğinden olan yada piyasa koşullarına bırakılacak bir gelişme olmayabilir. Bu tür yatırımlar en fazla karı getirecek yatırımlar olmayabilir.  Toplu taşıma altyapı yatırımları iklim değişikliğinden, yaşam kalitesi ve sosyal adalete kadar tüm sosyal faydalar göz önüne alınarak planlanmalı ve teşvik edilmelidir.

Hızlı kentleşme, iş arayan milyonlarca insan, yoksulluk, plansız yerleşim ve yetersiz sosyal hizmet anlamına gelmektedir.  Toplu taşımanın geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması ise; yeni işler yaratılması, insanların işlerine okullara hastanelere sosyal ve kültürel faaliyetlere daha kolay ve daha ucuz erişimlerinin sağlanması, yoksulların iş arama ve iş bulmalarına olanak sağlanması anlamına gelir.

Görüyoruz ki, toplum yararı toplu taşımacılıktadır. Akılcı tasarlanmış toplu taşıma uygulamaları yaşam kalitesini yükseltir, halk sağlığını, ekonomik ve sosyal adaleti olumlu yönde etkiler.

Toplu taşımacılığımız yaşamakta olduğumuz bu eşi benzeri görülmemiş salgın günlerinde gerek sağlık çalışanlarımıza gerekse diğer elzem hizmetleri yerine getiren yurttaşlarımıza kar amacı gütmeden hizmet vermiştir. Bu bize toplu taşımacılığın sosyal boyutunun ne kadar önemli olduğunu, yapılacak yatırımlarda kar amacının ön planda olmaması gerektiğini bir kez daha göstermiştir.

Toplu taşıma çalışanları olarak hükümetlerden yerel yönetimlerden ve işletmecilerden toplu taşıma yatırımlarına teşviklerine ve planlamasına ağırlık vermelerini talep ediyoruz.

Toplu taşımacılık işçilerinin sendikası olarak da kendimiz için insana yaraşır, iyi işler talep ederken bu talebimizin ayrılmaz bir parçası olarak yurttaşlarımız için de kaliteli ve güvenli toplu taşıma hizmetleri talep ediyoruz, toplu taşımada kuralsızlığa kayıt dışı çalıştırmaya güvensiz taşımacılığa son verilmesini istiyoruz.

Sendikalı ve kaliteli işlere sahip olan taşımacılık işçileri istihdam koşullarının verilen hizmetin kalitesini nasıl etkilediğini en iyi bilenlerdir. Yine çalışan kitlelerin sorunlarının nasıl çözüleceğini en iyi bilenlerdir.

Toplu taşımacılık sendikaları hükümetlerin yerel yönetimlerin ve toplu taşıma şirketlerinin alacakları kararlarda yer almalı, söz sahibi olmalı ve müzakerelere katılmalıdırlar.  Bu uygulama aynı zamanda hem ekonomik hem de sosyal boyutuyla bir demokrasi uygulamasıdır.

Yurttaşlar olarak hükümetlerimizden ve yerel yönetimlerimizden geniş halk kitleleri tarafından ulaşılabilir, ekonomik, verimli işleyen, güvenilir ve güvenli olan aynı zamanda çevre dostu teknoloji kullanan - sürdürülebilir ve birçok taşıma biçimini akılcı bir biçimde birleştirmiş toplu taşımacılık yatırımlarını teşvik etmelerini talep edelim.