Namıbıa’da Mahsur Ve Mağdur Durumda Kalan Deniz Çalışanları Sendikamızı Ziyaret Etti

Namıbıa’da Mahsur Ve Mağdur Durumda Kalan Deniz Çalışanları Sendikamızı Ziyaret Etti

Makine arızası ve gemi sahibinin limana ve acenteye olan borçlarından dolayı 18 Ağustos 2017 tarihinden buyana Namibia’nın Walvis Bay limanında beklemekte olan Emre T gemisinin çalışanları uluslararası yardım kuruluşunun destekleriyle 1 Aralık 2017 tarihinde yurda dönebildiler. Daha sonra sendikamızı ziyaret ederek teşekkürlerini bildirdiler.

Emre T gemisi çalışanlarından ilk yardım çağrısı 12 Temmuz 2017 tarihinde ITF Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu aracılığıyla alınmış ve derhal gemi ve gemi sahibi ile temas kurulmuştu. Gemi bu tarihten 14 gün önce meydana gelen makine arızası nedeniyle Angola, Porto Amboim’in 24 mil açığında beklemekteydi, arızanın geminin kendi olanaklarıyla giderilme şansı yoktu ve gemi çalışanları kendilerinin uzun süre bu konumda kalacaklarına dair terkedilme kaygıları yaşamaktaydılar. Ayrıca bu tarih itibariyle yaklaşık 2,5 aylık ücret alacakları bulunmaktaydı.

Konuyu yakından takibe alan sendikamız gemi sahibi ve sigortacılarıyla görüşerek geminin bir onarım iskelesine çekilmesi ve kumanya ikmalinin yapılması konusunda güvence aldı. Daha önce karşılaştığımız benzer olaylardan dolayı gemi sahibini uyarıldı, geminin terkedilmeye aday bir gemi olduğuna dair öngörümüz bildirildi ve zaman kaybetmeden önlem almaları istendi.

12 Ağustos 2017 tarihinde çekici römorkör gemiye yanaşmış ve gemi halihazırda bulunduğu Walvis Bay’e çekilmişti.

15 Ekim 2017 tarihinde gemi çalışanlarından ikinci yardım çağrısı alınmıştı. Ancak geminin internet bağlantısı ve haberleşme olanakları kesilmiş olduğundan çağrı çalışanlarının Türkiye’de bulunan ailelerinden gelmişti. Walvis Bay’de demirde onarım bekleyen gemide Kaptan Önder Örnek, B. Mühendis Önder Bozkurt, U. Gemici Cengiz Pür, U. Gemici Oğuz Güçlü ve Yağcı Melik Oruç olmak üzere 5 kişi kalmıştı. Bu kişiler aylardır evlerinden uzakta, aileleri gelirden yoksun ve akıbetleri belirsiz beklemekteydiler. Haberleşme olanakları bulunmayan gemide azami 10 günlük kumanya kalmıştı, çalışanların cep harçlıkları dahi yoktu. Kısa bir süre sonra acente de alacakları dolayısıyla hizmet vermeyi durdurdu. Çalışanların 6 aylık ücret alacakları birikmişti. Gemiden özel telefonlar aracılığıyla aldığımız bilgiye göre gemi makine ve teçhizatının genel olarak iyi durumda olmaması nedeniyle gemide iş sağlığı ve güvenliği koşulları kalmamıştı. Ancak maddi manevi, gemideki son derece olumsuz yaşam koşullarına rağmen, iş akitleri sona ermiş olmasına rağmen gemi personelinin yurda dönmeleri mümkün görünmüyordu.

Terkedilmiş gemi adamları Türkiye Denizciler Sendikasının ısrarla gündemde tuttuğu acil çözüm bekleyen sorunlardan biridir.

Türkiye’nin 25 Mart 2017 tarihinde yasalaştırdığı ILO 2006 Denizcilik Çalışma Sözleşmesine (MLC, 2006) göre;

– gemiadamı gerekli idame ve destekten yoksun kalmışsa veya

– ücretler en az 2 ay ödenmemişse veya

– gemiadamının yurda iade masrafları karşılanamıyorsa

Gemiadamı TERKEDİLMİŞ sayılmaktadır. Bu durumda sorumluluk İdare’ye aittir.

Buna bağlı olarak Deniz ve İç Sular Düzenleme Genel Müdürlüğü tarafından 2017 yılı içinde yayımlanan talimat ile “Türk Bayraklı gemiler için İdare tarafından muteber kabul edilen P&I (Mali Sorumluluk sigortası) listesinden Denizcilik Çalışma Sözleşmesi kapsamında sigorta temin etmeleri” istenmiştir.

Bu itibarla durum derhal İdare’ye bildirilmiş gemiadamlarının öncelikle yurda iadeleri için Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla gerekli girişimlerin başlatılması ve gemide bulunanların acil olarak (liman yetkilileri tarafından gerekli görülen sayıda gemiadamının ikame edilerek) yurda iadelerinin sağlanması gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca geminin P&I sigortası poliçesi kapsamında hiç olmazsa 4 aylık ücret ve diğer alacaklarının ödenmesinin sağlanması gerektiği belirtilmiştir.

Oysa gemide standart şartları taşıyan bir P&I sigortası poliçesi dahi bulunmuyordu. Denizcilik Çalışma Sözleşmesi çerçevesinde gerekli prosedürler, mali kaynak ve yetkili mercii belirlenmediği için İdare tarafından herhangi bir müdahale yapılamamıştır. Kaldı ki, böyle durumlarda yasal sorumluluğun dışında vicdani bir sorumluluk da söz konusudur.

Geminin bulunduğu bölgede ITF Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonunun müfettişliği yada üye sendikası bulunmaması nedeniyle dünya çapında yaklaşık 200 limanda gemiadamlarına karşılıksız destek sağlayan Mission To Seafarers kuruluşundan yardım talep edilmiştir.

Mission To Seafarers gönüllüleri derhal gemiye giderek durum tespiti yapmış ve yiyecek içecekleri dahil çalışanların hayati ihtiyaçlarını karşılamışlardır. Yardım çalışmalarını sendikamız ve Dışişleri Bakanlığımızın temsilcisiyle eşgüdüm içinde yürüten kuruluş borçlarından dolayı yerel alacaklılar tarafından gemiye haciz konulmasını takiben mahkeme Şerifiyle birlikte sorunlara çözüm getirmeye çalışmışlardır. Sağladıkları kaynakla, çalışanlar adına avukat tutmuşlar ve gemi çalışanlarının alacaklarını, birkaç günlük bir süre içinde mahkemeden karar aldırarak güvence altına almışlardır. Daha sonra da mahkemenin de yardımıyla gemisahibinden ısrarla ikame personel talep etmişler ve yurda dönüş masraflarını ödettirmişlerdir.

Zorlu bekleyiş süreci gemi kaptanının tutarlı tutumu, sendikamızın ve Mission To Seafarers kuruluşunun çabaları ve yerel mahkeme yetkililerinin gemiadamlarının haklarının korunmasına yönelik uygulamaları dikkate almaları ve bu hakları savunanlara karşı güveni dolayısıyla olumlu sonuçlanmıştır.