MARITIME LABOUR CONVENTION 2006 (2006 DENİZCİLİK ÇALIŞMA SÖZLEŞMESİ) – 2019 YILI SONUNA KADAR 100 ÜLKENİN ONAYLAMASI HEDEFLENİYOR

MARITIME LABOUR CONVENTION 2006 (2006 DENİZCİLİK ÇALIŞMA SÖZLEŞMESİ) – 2019 YILI SONUNA KADAR 100 ÜLKENİN ONAYLAMASI HEDEFLENİYOR

Dünya Deniz İş Kanunu diye de niteleyebileceğimiz MLC, 2006 daha önce “gözden uzak” olan deniz çalışanları için küresel planda insan onuruna yakışır çalışma ve yaşam koşullarını zorunlu kılıyor.

Sözleşme, kendisinden önce yürürlüğe girmiş bulunan denizcilikle ilgili tüm sözleşme ve yasal belgeleri bünyesinde toplayarak standartları yükseltiyor ve günün koşullarını karşılayacak hale getiriyor.

2013 yılında yürürlüğe girmesi bir kilometre taşı olan MLC, 2006 en son Tanzanya’nın onayı ile birlikte bugün Dünya Çalışma Örgütüne (ILO) üye devletlerin 93’ü tarafından onaylanmıştır.  Bu devletlerin sahip olduğu gemiler dünya gemi tonajının %91’ini oluşturuyor. Dolayısıyla MLC, 2006 küresel planda etkin bir sözleşmedir ve milliyetine ve çalıştığı geminin bayrağına bakılmaksızın tüm deniz çalışanlarını şemsiyesi altına almıştır.

Türkiye’nin ise Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı verilerine göre 130 Bini aktif çalışan 200 Bin gemiadamına sahip ve yabancı bayraklı gemilerin 2018 yılında limanlarına 34,141 uğrak gerçekleştirdiği bir ülke olarak ve Sosyal Güvenlik Yükümlülükleri gibi Sözleşme tahtındaki birçok yükümlülüğü zaten yerine getirecek durumda olmasına karşın Sözleşmeyi halen onaylama aşamasına gelmemiş olması deniz çalışanları açısından önemli bir sorundur.  Hazırlık çalışmaları İdare-Sendika-Deniz Ticaret Odasının katılımıyla 2013 yılında başlamıştı.

Durumun değerlendirilmesi ve Sözleşmenin altyapısının ivedilikle oluşturulması amacıyla 30 Temmuz 2019 tarihinde ILO Türkiye Ofisinde tüm sosyal paydaşların ve Uluslararası Çalışma Standartları Birimi, Denizcilik Birimi başkanın katıldığı bir Çalıştay yapılmıştır.

Çalıştayda öne çıkan bazı değerlendirmeleri dikkate aldığımızda bunlar sendikamızın daha önce çeşitli kereler vurguladığı hususlarla örtüşmektedir.

  • Öncelikle onay sürecine ilişkin “iç hukuk sürecinin” nasıl işleyeceğine dair mutabakat sağlanması gerekmektedir.
  • Yaklaşık 50 yıldır yürürlükte bulunan 854 Deniz İş Kanunu güncelliğini yitirmiştir ve Sözleşmeyle çelişen hükümleri bulunmaktadır. Onay sürecine bir engel oluşturmaktadır, gelişmeler beklenmeden acilen yenilenmelidir.  Deniz İş Kanununun güncellenmesi onay sürecine de ivme katacaktır.
  • Acilen “Yetkili İdare” belirlenmeli, İdareler arası yetki devri ve paylaşımı netlik kazanmalıdır.
  • Deniz çalışanlarının acil çözüm bekleyen sorunlarına ilişkin hükümler yine öncelikle düzenlenerek uygulamaya konulmalıdır. Bunlar;
  • Birinci öncelikle, Mali Güvence Sisteminin zorunlu kılınması gibi Terkedilmiş Gemiadamlarının mağduriyetlerinin giderilmesi ve yurda iade edilmelerinin sağlanmasına ilişkin hükümler
  • Gemiadamları için Şikayet Prosedürlerinin (Bayrak Devlet ve Liman Devlet olarak) oluşturulması ve prosedürlere işlerlik kazandırılması
  • Teftiş sisteminin altyapısının (yetki ve eğitimli personel) belirlenmesi ve sisteme işlerlik kazandırılması

Yazar hakkında

Zerrin Işık author