Genel

İZDENİZ’DE ANLAŞMA SAĞLANDI!

İZDENİZ’DE ANLAŞMA SAĞLANDI!

 

Üyelerinin bir kamu hizmeti verdiğinin sorumluluğunda olan sendikamız İzmir Büyükşehir Belediyesine bağlı İzdeniz A.Ş. ile yapılan toplu iş sözleşmesi görüşmelerindeki tıkanıklığı zorlu bir mücadele vererek başarıyla çözüme ulaştırmıştır. Israrlı tutumumuz sonucunda bugün İzdeniz tarafından yapılan son teklif üyelerimizin kararına sunulmuş, oy çokluğuyla alınan karar uyarınca İzmir şehir hatlarında uygulamakta olduğumuz grev 23. Gününde sona erdirilmiştir.

 

 

 

 

Not:  Anlaşma protokolüyle ilgili ayrıntılı bilgi daha sonra verilecektir.

İzdeniz Grevimiz Emin Çölaşan’ın Kaleminde

Sözcü gazetesi yazarlarından Emin Çölaşan bugünkü köşesinde İzdeniz A.Ş.’de yürütmekte olduğumuz grevimizden bahsetti. Kendisine duyarlı tavrından ötürü tüm üyelerimiz adına teşekkür ediyoruz. Bugünkü yazısının İzdeniz grevimiz ile ilgili olan kısmın aşağıdan okuyabilirsiniz.

İzmir grevi

Sevgili okurlarım, 12 Temmuz’da başlayan İzmir’deki deniz grevi üç haftadan bu yana devam ediyor.
İzmir’de yaşayan ve her gün körfez vapurlarını kullanan yüz binlerce kişi perişan durumda.
Kent tıkandı…
İnsanlar tepkili de, tepkiyi kime göstermeleri gerektiğini bilemiyorlar. Bu durumun sorumlusu kim?
CHP’li İzmir Büyükşehir Belediyesi mi, greve giden Türkiye Denizciler Sendikası mı, yoksa bu hükümet mi?
Körfezdeki vapurları, bir belediye şirketi olan İzdeniz çalıştırıyor.
Grevdeki işçi sayısı 256. Bütün vapurlar iskelelere bağlanmış durumda.

*  *  *

Bu grev sendikanın ilk grevi imiş… Onlar ücretlere zam ve çeşitli sosyal haklar istiyor, Büyükşehir Belediyesi o kadarını vermiyor veya veremiyor.
Dün de belirtmiştim, bu konuda kimin haklı kimin haksız olduğunu bilmiyorum. O konuda bir fikrim yok.
Bildiğim tek şey, bu grev nedeniyle İzmir halkı özellikle bu sıcak günlerde perişan durumda.
Hükümet derseniz, bu olanları ellerini ovuşturarak izliyor!..
Çünkü grev uzadıkça halkın tepkisi daha çok CHP’li Büyükşehir Belediyesi üzerinde yoğunlaşıyor.
En önemsiz ve etkisiz grevleri bile çeşitli bahanelerle erteleyen, hele günümüz ortamında OHAL’i bahane edip yasaklayan hükümet, bu grevi zevkten dört köşe olmuş durumda izliyor.
Grevin uzaması her açıdan işine geliyor.

*  *  *

Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile sendikanın başkanı Hasan Pekdemir bugün bir araya gelip uzlaşmaya çalışacaklar.
Benden (haddim olmayarak) kısa bir çağrı:
Gerekirse Kılıçdaroğlu, ya da CHP araya girip tarafların uzlaşmasını sağlamalıdır.
Aksi takdirde olay daha ciddi boyutlara gelebilir.
Dünkü çağrımı da yinelemek istiyorum:
İzmir halkı, hükümetin bu konuda sergilemekte olduğu siyasi oyunun farkında olsun, unutmasın.

TEMMUZ 2017  – “AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI”

TEMMUZ 2017  – “AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI”

 

TÜRK-İŞ’in, çalışanların geçim koşullarını yansıtan düzenli araştırmasına göre Temmuz 2017 (sonu)  itibariyle;

 

  • Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması:

         Açlık Sınırı                            :  1.498 tl

    

  • Dört kişilik bir ailenin yapması gereken gıda harcamasıyla birlikte giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık v.b. gibi insan onurunun gerektirdiği aylık zorunlu ihtiyaçları karşılayabilmesi için yapması gereken harcama (ücret düzeyi değildir):

          Yoksulluk Sınırı                  :  4.878 tl

 

  • Bekar bir çalışanın aylık geçim maliyeti887 tl

 

  • Aylık net asgari ücret 404 tl

 

Hesaplanan tutarlar ücret düzeyi olmayıp haneye girmesi gereken toplam gelir miktarıdır. Her ayın son haftasında, TUİK istatistiklerinden yaklaşık 1 hafta önce açıklanan sonuçlar, tüketici fiyatlarındaki artış eğilimini yansıtan “öncü gösterge” niteliğini taşımaktadır. Sonuçta hesaplanan açlık ve yoksulluk sınırları ile ailelerin elde ettikleri gelir arasındaki fark geçim zorluğunun boyutlarını göstermektedir.

Raporda TÜRK-İŞ’İN doğrudan piyasadan, market ve semt pazarları sürekli dolaşılarak tespit ettiği ve yoksul kesimlerin harcamalarında ağırlık yer tutan gıda maddeleri fiyatlarında (Ankara);

  • Bir önceki aya göre değişim oranı % – (0,71)
  • Temmuz 2016’ ya göre değişim oranı % 9,34
  • 12 aylık ortalamalara göre değişim oranı ise % 5,54

olarak hesaplanmıştır.

 

Kıyı Emniyeti Genel Müdürüne Ziyarette Bulunduk

Sendikamızın Genel Başkanı Dr. Hasan Pekdemir, Genel Sekreterimiz Eyüp Kasap, Genel Mali Sekreterimiz Cevahittin Yeşiltaş ve Marmara Şube Başkanımız Levent Şenkal, Kıyı Emniyeti Genel Müdürü Sayın Hızırreis Deniz’i makamında ziyaret etti.

Yapılan ziyaret kapsamında çalışanların sorunları ile ilgili görüş alışverişinde bulunularak genel bir durum değerlendirmesi yapıldı.

Sayın Hızırreis Deniz’e göstermiş olduğu ilgi ve alakadan ötürü teşekkür eder, Kıyı Emniyeti’nde yürütmüş olduğu görevinde başarılar dileriz.

Şehir Hatları Grev Kararımız Basında

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Şehir Hatları İşletmesi’nde almış olduğu grev kararımız basında yer aldı. İlgili haberlerin Linklerine aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Hürriyet Gazetesi

Ulusal Kanal

Haberler

Evrensel Gazetesi

Dünya Gazetesi

Deniz Haber Ajansı

Deniz Haber

Ulaşım Online

Şehir Hatları İşletmesinde Grev Kararımızı Astık

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Şehir Hatları İşletmesi ile Sendikamız arasında 1 Ocak 2017 tarihinden bu yana sürdürülen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmazlıkla sona erdi. Yaklaşık 650 Şehir Hatları İşletmesi çalışanını etkileyen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin anlaşmazlıkla sona ermesi sonucunda bugün (18.07.2017) grev kararımızı Şehir Hatları İşletmesi Genel Müdürlüğü’ne astık.

Genel Başkanımız Dr. Hasan Pekdemir yaptığı basın açıklamasında, “1 Ocak 2017 tarihinden itibaren yürüttüğümüz yaklaşık 650 kişiyi etkileyen toplu iş sözleşmesi görüşmeleri maalesef anlaşmazlıkla sonuçlanmıştır. Aynı dönemde 5 – 6 yerde aynı anda toplu iş sözleşmeleri yürütülüyor iken ben Şehir Hatları İşletmesi’nin tüm oturumlarına katıldım, bütün oturumlarını ayrıntısıyla bizzat gözlemledim. Şu ana kadar maalesef ücretle ilgili Sendikamıza intikal eden hiçbir teklifte bulunmamışlardır. Toplu iş sözleşmesi görüşmelerimizin uyuşmazlıkla sonuçlanması neticesinde anayasal hakkımız olan grev kararını almak durumunda bırakıldık. Buradan İBB yetkililerine sesleniyorum. Sayın başkan, değerli İBB yetkilileri… Bu işçinin sesini duyun! Denizcinin sesini duyun! Denizcinin etkisi de tepkisi de sert olur, bizi greve mecbur bırakmayın.” sözlerine yer verdi.

Şu anda İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzdeniz A.Ş.’de de grev yaptığımızı hatırlatan Genel Başkanımız, “Bundan yaklaşık iki ay önce İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde uzlaşma elini Aziz Kocaoğlu’na uzatmıştım. Bu eli hava da bıraktı, bizi küçümsedi, bizi hafifsedi. Türkiye Denizciler Sendikası’nın 66 yıllık geçmişinde bir ilk olarak İzmir İzdeniz’de ulaşımı kilitledik. İzmir halkına cefa çektiriyorlar. Siz bunu yapmayın. Eğer bunu yaparsanız biz aynı işi burada da yapacağız. Bizi günde 100 – 150 bin yolcu taşıyan şehir hatlarını kilitlemek zorunda bırakmayın.” dedi.

Basında İzdeniz Grevimiz

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzdeniz A.Ş.’de gerçekleştirdiğimiz grevimiz ile ilgili haberlere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.

Anadolu Ajansı

CNN Türk

Cumhuriyet Gazetesi

Ulusal Kanal

Hürriyet Gazetesi

Yeni Akit Gazetesi

Mynet Haber

Haberler.com

Haber Ekspres

Ege Postası

Video Haberler

İZDENİZ GREVİMİZ BAŞLADI

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İzdeniz A.Ş. ile Türkiye Denizciler Sendikası (Şehir Hatları Şubesi) arasında yıl başından buyana yürütülmekte olan toplu iş sözleşmesi görüşmeleri sonucunda anlaşma sağlanamamış ve grev kararı alınmıştı.

Grev kararı bu sabahtan itibaren uygulamaya konulmuştur.

G20 ZİRVESİNİN ARDINDAN

Kapitalizm ve küreselleşme karşıtlarınca geleneksel olarak büyük gösterilerle protesto edilen, küresel ekonomik büyüme, uluslararası ticaret ve mali piyasaların düzenlenmesini ele alan G20 (dünyanın en zengin 19 ülkesi ve AB) Liderler Zirvesi 7-8 Temmuz 2017 tarihlerinde Hamburg’da toplandı.

Bu yılki gündeminin odak noktaları

  • İklim değişikliği
  • Serbest ticaret
  • Göçmenler ve sığınmacılar

oldu.

Sürdürülebilir kalkınma ve istihdamın serbest dünya ticaretine bağlı olduğu düşüncesiyle ticaret, G20’nin sabit gündeminde olmaktadır.  ABD’de, İngiltere’de ve diğer ülkelerde ulusalcı ve korumacı politikaların yükselişe geçmesine rağmen dünya ticareti 2016 yılında gayri safi yurtiçi hasılanın yaklaşık %58’ tutarında. G20 ülkelerinin küresel gayri safi yurtiçi hasıladaki payları % 85%. Özellikle, zirveye başkanlık eden Almanya adına görüş bildiren Angela Merkel, liberal piyasalara inancını dile getirdi ve zirvede bu konuda elinden geleni yapacağını belirtti. Küreselleşmenin bir kazan-kazan süreci olduğu ve geri dönülemeyeceğine vurgu yapıldı. Ayrıca Merkel’e göre iklim değişikliği ve yoksulluk nedeniyle 100 milyon Afrikalının Avrupa’ya göç etme tehlikesi bulunmaktadır ve Afrika’daki yoksullukla savaşma zorunluluğu vardır. Zirvenin ana fikrinin “Bağlı bir dünyanın şekillendirilmesi” olarak ifade edildi.

ABD’nin giderek dünyanın karşı karşıya bulunduğu sorunlardan uzaklaşmak istediği belirtildi.  Bu bağlamda ABD, uygulamayı düşündüğü korumacı ekonomi politikaları ve küresel ısınmanın %2 ile sınırlanması için alınması gereken önlemlere ilişkin Paris A-nlaşmasını kabul etmemesi nedeniyle eleştirildi.

Türkiye adına konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, göçmen sorununa dikkat çekerek Türkiye’nin, AB ile vardığı anlaşma kapsamında 3 milyon Suriyeliyi ve yüzbinlerce Iraklıyı barındırarak göç dalgasını kestiğini buna karşın AB ülkelerinin ölüm kalım meselesi olan göç konusuna kayıtsız kaldıklarını, zorla yerinden edilen insanlara sağladığımız hizmetlerin sürdürülebilir olması için uluslararası toplumun yük paylaşması gerektiğini ifade etmiştir.

Sonuç bildirgesinde özet olarak, korumacılığa karşı mücadele edilmesi, yoksulluğa karşı mücadele edilmesi, Paris İklim Değişikliği Anlaşmasının desteklenmesi gerektiği belirtildi.  Ayrıca her toplantıda olduğu gibi, uluslararası standartlara uygun, şeffaf ve değişimlere ayak uydurabilen bir mali sistemin temin edilmesi için düzenleme ve yönlendirmenin gerekliliği vurgulandı.

Bu meyanda, G20 zirvesi kapsamında 18-19 Mayıs 2017 tarihinde küresel işgücü piyasalarının şekillendirilmesine yönelik toplanan Labour20 zirvesinde alınan karar ve tavsiyeler doğrultusunda kadınların işgücüne katılımlarının arttırılması ve kadın istihdamının kalitesinin (yönetici kadınların payının arttırılması) arttırılması da G20 kararlarına dâhil edilmiştir.

Labour20’da tartışılan ana konular;

  • Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin giderilmesi ve sosyal ve ekonomik kalkınmaya katkıları bakımından kadınların işgücüne katılımlarının desteklenmesi
  • Göçmen ve sığınmacıların işgücü piyasasına dâhil edilme süreci
  • Küresel tedarik ve üretim zincirlerinde istihdam edilenlerin çalışma ve yaşam standartlarının geliştirilmesi ve korunması – dünya üzerinde yaklaşık 450 milyon iş bu süreçlere bağlıdır.
  • İşgücünün değişimlerle baş edebilmesi için sürekli eğitimin ve sosyal korumanın güçlendirilmesi

idi.

 

KAMU İŞÇİLERİNİN ZAM ORANLARI BELİRLENDİ

KAMU İŞÇİLERİNİN ZAM ORANLARI BELİRLENDİ

 

Yaklaşık 192.000 kamu işçisini ilgilendiren toplu iş görüşmeleri sonuçlandı.  TÜRK-İŞ ile Hükümet arasında imzalanan ve 2017-2018 yıllarını kapsayan Toplu İş Sözleşmeleri Çerçeve Anlaşma Protokolüne göre:

  • 2017 yılı için zam oranı ilk 6 ayda % 7,5, ikinci 6 ayda % 5 olarak belirlendi. 2003=100 Tüketici fiyatları temel alındığına Aralık 2017 Endeks sayısının Haziran 2017 Endeks sayısına göre değişim oranı % 5’i aşması halinde aşan kısım ikinci 6 ay zam oranına eklenecek.
  • 2018 yılında ise ilk 6 ayda % 3,5, ikinci 6 ayda % 3,5 zam oranı belirlendi. 2003=100 Tüketici fiyatları temel alındığına Aralık 2018 Endeks sayısının Haziran 2018 Endeks sayısına göre değişim oranı % 3,5’i aşması halinde aşan kısım ikinci 6 ay zam oranına eklenecek.
  • Müktesep hak sayılmamak kaydıyla ek ödenek yılda bir defa ödenmek üzere 500 liradan brüt 750 liraya yükseltildi.
  • Bürüt çıplak ücreti 3000 liranın altında olan işçilere zam oranı dışında 90 TL ek zam yapıldı.
  • Yeni düzenleme ile memur ile işçi arasındaki taban ücret eşitlendi. Böylece en düşük işçi maaşı, en düşük memur maaşının altında kalmayacak.

 

İşçi kesimi görüşmelere ilk yıl için %18 genel zam talebiyle başlamıştı.  Düşük ücretliler için bu zammın seyyanen yapılacak zammın üzerinden hesaplanması öngörülüyordu. Talepler arasında yaklaşık 800.000 taşeron işçisinin ve 20.000 geçici işçinin daimi kadroya alınması da yer alıyordu.  TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay’ın imza töreninde de özel olarak dile getirdiği bu taleple ilgili çalışmalar sürdürülecektir.

 

Not:  TÜİK 2017 yılı ilk 6 aylık enflasyon oranını (Tüketici Fiyat Endeksi) % 5,89 olarak açıklamıştır.

 

1 TEMMUZ DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI

1 TEMMUZ DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI

1500’lü yıllardan beri yabancıların elinde olan karasularımız ve limanlarımız arasında gemi işletme ve ticaret hakkına ilişkin ayrıcalık Lozan müzakereleri ve Anlaşması sonrası 1 Temmuz 1926 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ve Türk Bayrağı taşıyan gemilere geçmiştir.  Kabotaj hakkının elde edilmesiyle ülkenin denizlerde de bağımsızlığı sağlanmış oldu ve mevcut işletmeler satın alınarak millileştirildi.

Kabotaj hakkının elde edilmesi denizcilerin yetişmesi, liman işçiliği, armatörlük, gemi brokerliği gibi meslek ve faaliyetlerin gelişmesine olanak sağladı ve ulusal denizcilik sektörümüz oluştu.  Deniz çalışanlarının vasıf ve becerileri gelişti ve ülkemiz Çin’den sonra en fazla gemiadamına sahip ülke haline geldi.  Eğitimin kalitesi her geçen gün artmaktadır.

1980 sonrası küresel planda uygulanan neo-liberal ekonomi politikaları sonucunda dünya genelinde kabotaj hakkını tehdit eden girişim ve uygulamalar ortaya çıkmış, düşük maliyetler uğruna yerli sektörler saldırıya uğramıştır.   Deniz çalışanları işlerini kaybetmişler, yabancı bayraklı gemilerin iç hatlarda hizmete alınmasıyla çalışma koşulları kötüleşmiştir.

Oysa kabotaj hakkının kullanılması ve korunması ulusal denizciliğin, bilgi ve beceri birikiminin ve ulusal güvenliğin ve egemenliğin korunması anlamına gelmektedir.

Denizci kardeşlerimizin bayramını içten kutlar, selametler dileriz.

 

HAZİRAN 2017  – “AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI”

HAZİRAN 2017  – “AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI”

TÜRK-İŞ’in, çalışanların geçim koşullarını yansıtan düzenli araştırmasına göre Haziran 2017 (sonu)  itibariyle;

 

  • Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması:

 Açlık Sınırı                            :  1.508 tl

    

  • Dört kişilik bir ailenin yapması gereken gıda harcamasıyla birlikte giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık v.b. gibi insan onurunun gerektirdiği aylık zorunlu ihtiyaçları karşılayabilmesi için yapması gereken harcama (ücret düzeyi değildir):

 Yoksulluk Sınırı                  :  4.913 tl

 

  • Bekar bir çalışanın aylık geçim maliyeti: 1.889 tl

 

  • Aylık net asgari ücret 404 tl

 

Hesaplanan tutarlar ücret düzeyi olmayıp haneye girmesi gereken toplam gelir miktarıdır. Her ayın son haftasında, TUİK istatistiklerinden yaklaşık 1 hafta önce açıklanan sonuçlar, tüketici fiyatlarındaki artış eğilimini yansıtan “öncü gösterge” niteliğini taşımaktadır. Sonuçta hesaplanan açlık ve yoksulluk sınırları ile ailelerin elde ettikleri gelir arasındaki fark geçim zorluğunun boyutlarını göstermektedir.

Raporda TÜRK-İŞ’İN doğrudan piyasadan, market ve semt pazarları sürekli dolaşılarak tespit ettiği ve yoksul kesimlerin harcamalarında ağırlık yer tutan gıda maddeleri fiyatlarında (Ankara);

  • Bir önceki aya göre değişim oranı % – (1,33)
  • Haziran 2016’ ya göre değişim oranı % 11,71
  • 12 aylık ortalamalara göre değişim oranı ise % 5,03

olarak hesaplanmıştır.

 

18 Yaşın Altında 101 Bin 650 ‘Çalışan’ Var

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, CHP Niğde Milletvekili ve KİT Komisyon üyesi Ömer Fethi Gürer’in TBMM kürsüsünden sorduğu soruları yanıtladı.

“2016 yılı Kasım ayı itibarıyla 18 yaş altında çalışan sayısı, çırak, aday çırak ve işletmelerde mesleki eğitim görenlerden bakmakla yükümlü olanlar hariç, 101 bin 650 kişidir”

Çocuk işçilerin durumları ile ilgili CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in yönelttiği soruları yanıtlayan Bakan Müezzinoğlu,  Gürer’in “çocuk işçilerin çalışma sürelerinin haftalık 40 saati aştığı durumları sonlandırmaya yönelik çalışma yapılıp yapılmadığı” sorusuna Bakan Müezzinoğlu, “Bakanlığımızca teftiş faaliyetleri, programlı ve program dışı teftişler olarak planlanmaktadır. Planlanan teftişlerde çocuk ve genç işçiler, öncelikli risk grubu olarak belirlenmektedir. 2016 yılı içerisinde 9 bin 650 programlı, 14 bin 634 program dışı olmak üzere toplam 24.284 teftiş yapılmış olup 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Çalıştırma Yaşı ve Çocukları Çalıştırma Yasağı” başlıklı 71’inci maddesiyle Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerini ihlal eden işyerleri hakkında idari para cezaları uygulanmıştır” yanıtını verdi.

CHP milletvekili Ömer Fethi Gürer 2016 yılında TÜİK verilerine göre çocuk işçilerin yüzde 78 kayıt dışı çalışmaktadır. Bu bağlamda bakanlığınızın yapmış olduğu bir çalışma var mıdır?” sorusunu yanıtlayan Bakan Müezzinoğlu “Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik hükümlerini ihlal eden 95 iş yeri hakkında idari para cezası uygulanmıştır” diye yanıtladı.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, bakanın verdiği yanıtların tatmin edici olmadığını ve çocuk işçiler sorununun ülkemizde ciddi anlamda çözüm bekleyen önemli sorunların başında geldiğini ifade etti.

 

MAYIS 2017 – “AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI”

MAYIS 2017  – “AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI”

TÜRK-İŞ’in, çalışanların geçim koşullarını yansıtan düzenli araştırmasına göre Mayıs 2017 (sonu)  itibariyle;

 

  • Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması:

 Açlık Sınırı                            :  1.529 tl

  • Dört kişilik bir ailenin yapması gereken gıda harcamasıyla birlikte giyim, konut, ulaşım, eğitim, sağlık v.b. gibi insan onurunun gerektirdiği aylık zorunlu ihtiyaçları karşılayabilmesi için yapması gereken harcama (ücret düzeyi değildir):

 Yoksulluk Sınırı                  :  4.979 tl 

  • Bekar bir çalışanın aylık geçim maliyeti911 tl
  • Aylık net asgari ücret 404 tl

 

Hesaplanan tutarlar ücret düzeyi olmayıp haneye girmesi gereken toplam gelir miktarıdır. Her ayın son haftasında, TUİK istatistiklerinden yaklaşık 1 hafta önce açıklanan sonuçlar, tüketici fiyatlarındaki artış eğilimini yansıtan “öncü gösterge” niteliğini taşımaktadır. Sonuçta hesaplanan açlık ve yoksulluk sınırları ile ailelerin elde ettikleri gelir arasındaki fark geçim zorluğunun boyutlarını göstermektedir.

Raporda TÜRK-İŞ’İN doğrudan piyasadan, market ve semt pazarları sürekli dolaşılarak tespit ettiği ve yoksul kesimlerin harcamalarında ağırlık yer tutan gıda maddeleri fiyatlarında (Ankara);

  • Bir önceki aya göre değişim oranı % 0,70
  • Mayıs 2016’ ya göre değişim oranı % 11,18
  • 12 aylık ortalamalara göre değişim oranı ise % 4,15

olarak hesaplanmıştır.

 

İZDENİZ’de Grev Kararını Astık

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZDENİZ A.Ş.’de beş aydır yürüttüğümüz toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin tıkanması ve olumsuz sonuçlanması üzerine grev kararımızı İzmir Konak Vapur İskelesi’ne astık.

Genel Başkanımız Dr. Hasan Pekdemir yaptığı açıklamada “Aklınızı başına toplayın. Denizcinin etkisi de sert olur tepkisi de sert olur. Kimse bizim gücümüzü sınamaya kalkmasın. Gelin İzmir halkına huzursuzluk vermeyelim. Bu toplu iş sözleşmesi grev kararımız birkaç gün içinde çözülmezse hiç kimsenin kuşkusu olmasın. İzmir’de grev uygulamasına geçeceğiz bu gemileri,  filoyu bağlayacağız. Vereceğimiz rahatsızlıktan dolayı İzmir halkından özür diliyoruz. Sadece alın terimizin karşılığını istiyoruz.” şeklinde konuştu.

Aylardır 2. Sicilde yer alan ve kesilmemesi gereken vergilerin yasadışı bir şekilde kesildiğini belirten Genel Başkanımız D.r Hasan Pekdemir konuşmasına, “Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu (TUGSK) göre burası aylar öncesinden 2. sicile geçti. Bu gemi adamların vergi vermediği bir çalışma sistemi demektir maalesef görüyoruz ki yasaya aykırı bir şekilde benim emekçi dostlarım vergisi kesiliyor. TUGSK’a geçtiğimiz için bundan sonra toplu iş sözleşmesinde net ücrete geçmemiz gerekiyor. Kesilen vergimizi zaten bize devlet geri iade ediyor. Zam vermiyorlar en azından enflasyon üzerinden bir zam istiyoruz.” şeklinde devam etti.

Genel Mali Sekreterimiz Cevahittin Yeşiltaş ise kara personelinin sosyal yardımlarla beraber en az maaşının bin 700 lira, kaptanların maaşlarının ise 4 bin 400 lira olduğunu, 60 gün içinde anlaşma sağlanmadığı taktirde sendika üyelerimizle birlikte 13 Temmuz tarihinde greve çıkacağımızı bildirdi.

 

 

 

Grev Kararımız Basında

Ege’de Son Söz

Hürriyet

Milliyet

Doğan Haber Ajansı

Yeni Asır

Evrensel.net