ILO’NUN 100. YILINDA 108. ULUSLARARASI ÇALIŞMA KONFERANSININ GÜNDEMİ: İŞİN GELECEĞİ

ILO’NUN 100. YILINDA 108. ULUSLARARASI ÇALIŞMA KONFERANSININ GÜNDEMİ: İŞİN GELECEĞİ

Çalışma hayatına ilişkin uluslararası sözleşmelerin yapıldığı ve onaylanmış sözleşmelerin ihlallerinin görüşüldüğü konferans bu yıl 10-21 Haziran 2019 tarihlerinde toplanıyor.  108. Uluslararası Çalışma Konferansı Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO) kuruluşunun 100. yılı olması itibariyle bugüne kadarki edinimlerin kutlandığı ve geleceğe yönelik gündemin ve bu gündeme yönelik yol haritasının belirlendiği bir toplantı olmuştur.  Teknolojideki gelişmelerin etkisiyle işgücü piyasalarında ve sanayide yaşanan değişimler dolayısıyla 100. Yıl gündemi “İşin Geleceği” olarak belirlenmiştir.  Gündemin, Örgütün Herkes için “İnsan onuruna yaraşır iş” tarihsel mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceği belirtilmiştir.

2015 yılından buyana,  ILO üyesi ülkelerin ve dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen ve farklı bilgi, tecrübe ve uzmanlık alanına sahip olan uzmanların yürüttükleri çalışmalar sonucunda belirlenen 100. Yıl Bildirgesi “işin geleceğinin” insan odaklı bir yaklaşımla yoksulluğa son verecek ve eşitliği sağlayacak sürdürülebilir bir kalkınmanın önkoşulu olarak ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır.

Örgütün bu bağlamda;

  • İşin geleceğinin sürdürebilir bir çevreye adil bir geçişin sağlanmasına yönelik olması
  • Teknolojik gelişimin olanaklarının insanların refahını arttırmak amacıyla tam olarak kullanılması
  • Tüm çalışanların, işgücü piyasasının gereksinimlerini eğitim sistemiyle bağdaştırılması göz önüne alınarak, çalışma yaşamları boyunca becerilerini arttırmalarına olanak tanınması
  • Okuldan iş hayatına geçişte kolaylık yaratılması
  • İş hayatında toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması, katılımın ve ücretlerin eşitlenmesi
  • Sakatlara eşitlik sağlanması
  • İnsan onuruna yaraşır işler ve verimli işler yaratılması, yaşam standardının yükseltilmesi amacıyla girişimcilik için uygun ortamın teşvik edilmesi
  • Ekonomik ve sosyal ilerlemeyi sağlayacak şekilde üretimin çeşitlendirilmesi ve iş modellerinin oluşturulması
  • Kayıt dışı çalışmanın giderek ortadan kaldırılması
  • İş gücü hareketinin göçmen işçilerin haklarına saygılı ve göç veren/göç alan ülkelerin yararına olacak şekilde yönetilmesini sağlayacak yöntemlerin oluşturulması

için çaba göstermesi gerektiği belirtilmiştir.

Diğer tarafta ILO faaliyetlerinin temelini hükümetler, işverenler ve işçiler arasındaki üç-taraflı işbirliğinin (sosyal diyalog) oluşturduğu hatırlatılarak, aynı zamanda İş Sağlığı ve Güvenliği sağlanmasının da temel ilkelerden biri olduğu göz önüne alınarak üye Devletlerin üzerine düşenler belirtilmiştir:

  • Yaşam boyu eğitim, kaliteli eğitim şiarıyla, sürdürülebilir geniş kapsamlı sosyal güvenlik şemsiyesi sağlayarak ve çalışanların iş hayatında ortaya çıkan değişikliklere ayak uydurmaları için önlemler alarak tüm insanların değişen iş hayatının fırsatlarından yararlanmalarını sağlamak,
  • Çalışanların ortaya çıkan yeni işler karşısında korunmalarını sağlamak amacıyla çalışma kurumlarını güçlendirmek, bu yapılırken de istihdamdaki yeri ne olursa olsun,
  • Temel hakların korunması
  • Uygun bir geçinme ücreti
  • Çalışma saatlerinin sınırlanması
  • İş güvenliği ve sağlığının sağlanması
  • Kişiselliğin ve kişisel verilerin korunması
  • İşletmenin gereksinimleri ve verimliliğin arttırılması da dikkate alınarak daha iyi bir iş-yaşam dengesine geçişin sağlanması
  • Uygun makroekonomik modeller geliştirerek, altyapı yatırımları ve stratejik yatırımlar gerçekleştirerek, işletme gelişimini sağlayacak politika ve teşvikleri uygulayarak üretken istihdamı teşvik etmek.

Bildirgenin son bölümünde tekrar üç-taraflı işleyişe vurgu yapılarak ILO’nun gerek kendi bünyesinde gerekse diğer ülkelerde sosyal tarafların gerektiği gibi temsil edilerek tüm süreçlere katılımlarını güçlendirmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Bunun aynı zamanda toplumsal beraberliğe katkıda bulunacağı ifade edilmiştir.

Ayrıca, uluslararası çalışma standartlarının belirlenmesi ve gözetilmesi sürecinin de geliştirilmesi ve daha somutlaştırılması gerektiği, ILO’nun ülkelerin içinde bulundukları duruma göre, ihtiyaçlarına ve önceliklerine göre hizmet vermesi gerektiği ve ILO’nun çok-taraflı sistem içinde diğer kurumlarla ilişki ve işbirliğini geliştirerek insan odaklı işler hedeflenirken her türlü ekonomik, sosyal ve çevre politikalarını ve bunların arasındaki ilişkileri dikkate alması gerektiği belirtilmiştir.

Yazar hakkında

Zerrin Işık author