ILO İŞYERİ ŞİDDETİNE DUR DEDİ

ILO İŞYERİ ŞİDDETİNE DUR DEDİ

ILO 100. yılındaki Çalışma Konferansında, küresel olarak yaygın bir insan hakları ihlali olan işyeri şiddetine karşı “190 sayılı 2019 Şiddet ve Taciz Sözleşmesini” ve ilgili “Tavsiye Kararını” kabul etti. Sözleşme 7 karşı ve 30 çekimser oya karşılık 439 ile kabul edildi ve iki üye ülkenin onayını takiben 12 ay sonra yürürlükte olacak.

Sözleşmenin kabul edilmesiyle ilk kez iş hayatında yaşanmakta olan şiddete karşı uluslararası standartlar oluşturulmuş oldu. Şiddet ve Taciz, kişide fiziksel psikolojik cinsel ya da ekonomik hasara yol açan, hasara yol açması olası veya böyle bir hasar amaçlayan davranış, uygulama ve tehdit olarak tanımlanmakta.  İstihdam biçimine bakılmaksızın tüm çalışanlar, tüm sektörler, iş arayanlar, iş müracaatında bulunanlar ve aynı zamanda işverenin sorumluluklarını icra edenler de Sözleşmenin koruması altında bulunuyor.

Sözleşmeyle getirilen standartlar üye ülkelere “şiddete sıfır toleranslı bir ortam yaratmak” sorumluluğunu yüklerken, sadece işçinin ücret alarak çalıştığı iş mekânında meydana gelen şiddet ve taciz olaylarını değil, aynı zamanda

  • ara dinlenmelerde,
  • yemek molalarında,
  • tuvaletlerde ve banyolarda,
  • işle ilgili seyahatlerde,
  • eğitim faaliyetleri ve sosyal faaliyetler sırasında,
  • işverenin sağladığı mekanda yapılan işe ilişkin iletişim faaliyetleri sırasında ve
  • işe gidiş-gelişlerde

karşılaşılan şiddet ve taciz olaylarını da kapsıyor.

Taşımacılık işçilerinin, özellikle kadın taşımacılık işçilerinin iş hayatında en çok şiddete maruz kalan gruplar arasında olması nedeniyle bu konuda uzman bir sendikacı grubuyla katıldığı Sözleşme öncesi görüşmelerde Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF) hayli etkin rol almıştır.

ITF Sözleşmenin oluşturulmasını ve kabulünü ILO’nun ruhu olan üç-taraflı modelinin işleyişinin en güzel örneklerinden birini oluşturduğunu çalışmalar sırasında hem işverenlerin ve hükümetlerin hem de işçilerin kimliklerini koruyarak zorlu bir çalışmayı sonuca ulaştırdıklarını belirtti.  Ayrıca Sözleşmenin aile içi şiddeti de dikkate aldığını ve bunun iş hayatı üzerindeki etkisinin azaltılması bakımından alınabilecek önlemleri de kapsadığını ve bunun bir sıçrama olduğunu ifade etti.

Sözleşme ve Tavsiye Kararının kabul edilmesi çalışanlar için ve işyeri şiddeti, özellikle toplumsal cinsiyet temelli şiddetle mücadele edilebilmesi için uluslararası bir çalışma sözleşmesinin oluşturulması için yıllardır çaba gösteren sendikal hareket için tarihsel bir zafer olarak kabul ediliyor.  Artık başta kadınlar ve güvencesiz çalışanlar olmak üzere işyerinde şiddet ve tacize maruz kalan milyonlarca çalışanı koruyacak ve onlara şiddetten arındırılmış bir ortamda çalışma hakkını sağlayacak kurallar var.

Gerek Sözleşmeye gerekse Tavsiye Kararına göre hükumetler iş hayatında şiddet ve tacizin önlenmesine yönelik oluşturacakları mevzuat, strateji ve hareket tarzını belirlerken sosyal taraflara danışacaktır ve sosyal taraflarla birlikte çalışacaktır.

Tavsiye Kararı ise toplu iş sözleşmesi hakkının sağlanmasının işyerinde, dahası aile içinde şiddet ve tacizin önlenmesi bakımından önemini vurguluyor.

Şimdi sendikaların önündeki görev 190 sayılı ILO Sözleşmesinin hükümetleri tarafından kabulünü sağlamaktır.