GEMİADAMLARININ RUHSAL DURUMU S.O.S. VERİYOR

GEMİADAMLARININ RUHSAL DURUMU S.O.S. VERİYOR

ITF Seafarers’ Trust  (Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu Gemiadamı Vakfı) için A.B.D.’deki Yale University tarafından yürütülen ve Ekim 2019 yayınlanan geniş kapsamlı bir araştırmanın sonuçları çarpıcı olduğu kadar üzücü bazı gerçekleri gözler önüne serdi – denizçalışanları yüksek düzeyde ruhsal gerginlik içindeler.

Araştırma kapsamında çeşitli bayraklar altındaki çeşitli gemilerde farklı kadrolarda hizmet vermekte olan 1,572 gemiadamıyla görüşülmüş ve sadece görüşmeden önceki iki hafta içinde;

  • % 20’sinin intiharı ya da kendine zarar vermeyi düşündüğü

(Nitekim “denizcilikbilgileri.com sitesinin bildirdiğine göre İngiltere menşeli bir P&I Klüp (sorumluluk sigortası) tarafından yapılan araştırmanın sonucunda gemiadamı ölümlerinin % 15’inin ruhsal sorunlara dayalı intihar nedeniyle olduğu gözlenmiştir.  Bu oran genç gemiadamları ve stajyerler arasında hayli yüksek çıkmıştır (yaklaşık %40).)

  • % 25’inin depresyondan mustarip olduğu (aynı sorularla yapılan araştırmaya göre petrol ve gaz sektöründe çalışanlarda % 5 idi)
  • % 17’sinin kaygı yaşadığı

belirlenmiştir.

Araştırmada ilk kez depresyon, kaygı ve intihar düşünceleriyle yaralanma ve hastalıkların artma ihtimali arasında bir ilişki belirlenmiştir.  Diğer tarafta gemiadamının kendi yaptığı sağlık değerlendirmesi genelde depresyon ve kaygının öngöstergesi olarak belirdi. Öz-değerlendirmenin gerçek sağlık durumunun bilinmesi açısından iyi bir gösterge olduğu düşünülmektedir (hem geçmişteki hastalıklar ve hem de henüz teşhis konulmamış olanlar bakımından).  

Araştırmanın önem arz eden bulgularına göre ruh durumunun çalışırken yaralanma ve hastalıklar üzerinde etkisi;

  • Depresyon geçiren gemiadamlarının çalışırken yaralanma olasılığının iki kat daha fazla olduğu
  • Kaygılı gemiadamlarının çalışırken yaralanma olasılığının iki kat daha fazla olduğu
  • İntihar düşünceleri olan gemiadamlaının çalışırken yaralanma olasılığının, kaygılı yada depresyonlu gemiadamları kadar olmasa da artmış olduğu
  • Depresyon geçiren gemiadamlarının işte hastalanma olasılığının iki kat daha fazla olduğu
  • Kaygılı gemiadamlarının işte hastalanma olasılığının iki kattan da daha fazla olduğu
  • İntihar düşünceleri artan hastalık olasılığıyla tek başına ilişkilendirilemediği

şeklinde gözlenmiştir.

Sözü edilen ruh durumlarının ise

  • şiddet ve zorbalığa maruz kalma veya maruz kalma tehdidi altında olma
  • uzatılmış seferler nedeniyle bozulan iş-yaşam çevrimi
  • iş tatminsizliği,
  • değer verilmemek
  • kontrol eksikliği ve etkisiz olma
  • uygun eğitim eksikliği

gibi unsurlarla ilişkili olduğu belirlenmiştir.

Şiddete ve şiddet tehdidine maruz olmanın sözü edilen ruh durumlarının tümüyle ilişkili olduğu ve en kuvvetli ilişkiye sahip unsur olduğu görülmüştür. Gemiadamlarının geldikleri bölgenin de işyeri şiddetine açık olma bakımından belirleyici olduğu da görülmüştür şöyle ki; Pasifik bölgesinden ve Doğu Avrupa ülkelerinden gelen gemiadamlarının işyeri şiddetiyle karşı karşıya geldiklerini diğerlerinden 4 kat daha fazla bildirdikleri görülmüştür.

Gerek gemiadamları örgütlerinin gerekse bütün olarak denizcilik işkolunun taraflarının gemiadamlarının ruh sağlığını bozulmasına yol açan koşulları ve sonuçlarını azaltmayı hedeflemeleri gerektiği belirtilmektedir. Çalışma, denizcilik iş kolunda tehlikeli boyutlara varan ruh sağlığı sorunu için tavsiyeler ve çözüm önerileri de getiriyor:

  • Stajyerler için geliştirilmiş işçi destek programları uygulanması, gemiadamlarının gereksinimlerini karşılayacak güncelleştirilmiş uygun eğitimin verilmesi ve şikâyet yöntemlerinin/yollarının açık seçik ve etkin bir hale getirilmesi
  • Ruh sağlığı sorunlarının kınanmamasına, aşağılanmamasına yönelik şirket kültürünün oluşturulması
  • İşyerinde şiddet ortamının bertaraf edilmesine yönelik çaba gösterilmesi (özellikle Filipinler, Asya ülkeleri ve Doğu Avrupa’dan gelen gemiadamlarının maruz kaldıkları görülmüştür)
  • Gemiadamlarının alışma ortamında şiddetin tanımlanması ve ölçülmesine yönelik çalışmalar yapılması
    • Ana paydaşların işbirliği işyeri şiddetinin azaltılmasına yönelik kaynakları belirlemeleri stratejiler geliştirmeleri
    • İş ortamında şiddetin önlenmesine yönelik araştırmalara destek verilmesi ve sonuçların yaygın bir biçimde hükümet organları, siciller, sendikalar ve denizcilik şirketleri arasında paylaşılması
  • İş üzerinde kontrol ve etki sahibi olmak, iş tatmini, önemsenmek gibi gemiadamının ruh sağlığını doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen diğer etmenleri sağlayacak bir işyeri ortamının oluşturulması

tavsiye edilmektedir.

Söz konusu raporla ilgili açıklama yapan ITF Seafarers’ Trust ve ITF Gemiadamları Bölümü Başkanı David Heindel; Ruh sağlığından ne kadar çok söz edilirse bu sözcüğün üzerindeki damganın o kadar azalacağını, raporun gemiadamlarının ruh sağlığını etkileyen unsurları anlamamızı sağlarken denizcilik sektörünün işleyişine ilişkin bazı temel değişiklikleri de talep etmemizi sağladığını ifade etmiş ve raporun denizcilik sektöründe bulunan tüm paydaşlar tarafından bir eylem çağrısı olarak alınması gerektiğini belirtmiştir.

Bu noktada araştırmanın bulguları 2019’da ILO’nun 100. yılındaki Çalışma Konferansında yaygın bir insan hakları ihlali olan “işyeri şiddeti” ne karşı kabul edilen “ILO C190 sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi” ve ilgili “Tavsiye Kararı” nın önemini bir kez daha vurgulamaktadır.

Özellikle uluslararası işçi federasyon ve konfederasyonlarının etkin bir biçimde yürüttüğü kampanyalar sonucunda kabul edilen Sözleşme iş hayatında şiddet ve tacizin ortadan kaldırılmasını amaçlayan ilk uluslararası standarttır. Denizde çalışmanın uluslararası niteliği bakımından da ayrı bir önem taşımaktadır.

Sözleşmenin bir an önce toplu iş sözleşmelerinde ve şirket politikalarında yerini bulması denizçalışanlarının özellikle işyeri şiddetinden kaynaklanan vahim ruhsal sorunlarının çözümüne büyük ölçüde katkı yapacağı açıktır.

———–

Kaynak: “Seafarer Mental Health Study” – Rafael Y. Lefkowits, MD MPH, Martin D. Slade, MPH

Yazar hakkında

Zerrin Işık author