FRANSA’DA SULAR DURULMADI

FRANSA’DA SULAR DURULMADI

FRANSA’DA SULAR DURULMADI

Özünde, “kemer sıkma önlemleri” kapsamında 1980’lerden bu yana Avrupa’da (ve küresel olarak) uygulanmakta olan emek maliyetinin düşürülmesini amaçlayan politikalar sonucunda kazanılmış hakları aşama aşama geri alınan emekçiler kitlesel eylemlerle bu duruma dur demek istiyorlar.

Önlemler çalışma saatlerinin uzatılması, emeklilik yaşının yükseltilmesi ve Sosyal Güvenlik Sisteminin tırpanlanması gibi hayati konuları içeriyor.

Başta Fransa’nın en büyük sendikalarından CGT (Genel İş) olmak üzere sol parti ve dayanışma örgütlerinin çağrısıyla 3 Nisan 2018 tarihinde başlayan protestolara sivil toplum örgütleri, işsizler ve gençler de katılmaktadır.  60’dan fazla sendikanın ve on binlerce insanın katıldığı 19 Nisan’daki yaygın sokak gösterilerini basın “Halk Ayaklanması” başlığıyla duyurmuştu.

Protestoların başını, demiryollarının özelleştirilme sürecinde Nisan başında Ulusal Meclis’de onaylanan ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen “reform tasarısı”na karşı sert tepki gösteren demiryolları işçileri çekiyor ve yurt genelinde kitlesel eylemler gerçekleştiriyorlar. Demiryolları Reform Tasarısı Haziran ayı başında Senato’da da kabul edilmiştir.  Tasarıyla 46 milyar Euro borcu olan Ulusal Demiryolu İdaresinin (SNCF) kurtarılması hedeflenmektedir.

Sendikalar, “rekabet”in demiryollarının özelleştirilmesi için bir gerekçe olamayacağını, sadece özel şirketleri zenginleştireceğini ve bankerlere olan borçları kapatacağını öne sürüyorlar ve hükümeti borçlar ve finansman sorunu, demiryolu ticareti, çalışanların çıkarları ve sosyal hakları, çalışma saatleri ve üretimin organizasyonu gibi konularda müzakereye çağırıyorlar.  Diğer ülkelerde uygulanan benzer reformlar sunulan hizmeti geliştirmediği gibi değerini de arttırmamıştı.  Avrupa Komisyonu araştırmasına göre Fransa’ya göre daha liberal demiryolu sistemi bulunan Almanya ve İngiltere’de yolcular km başına daha fazla ücret ödemektedirler.

Sözü edilen borcun büyük ölçüde yüksek hızlı hatların yapılması için kullanıldığı belirtiliyor. Özelleştirme sürecinde mevcut iş sözleşmeleri tehlikeye düşerken, aynı iş için iki farklı sözleşme uygulanması da olası görünüyor.  Sendikalar ilk aşamada oluşturulması planlanan kamu iktisadi şirketinde yüksek sosyal standartları garanti etmeye çalışıyorlar.

Fransa cumhurbaşkanı düzenlemelerden geri adım atmayacak görünüyor.  Bunun ana nedenlerinden birinin de diğer büyük AB ülkeleri gibi Fransa’nın da silahlı kuvvetlerini güçlendirme hedefinin olduğu ve bu doğrultuda diğer harcamaları kısmayı amaçlaması olduğu belirtiliyor.

Avrupa Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ETF) Demiryolu Şubesi Başkanı Giorgi Tuti demiryolu işçilerinin sadece kendi hakları için değil demiryolu hizmetinin piyasa kuralına göre satılan bir hizmet yerine bir kamu hizmeti olması için mücadele verdiklerini belirterek, dünya örneklerinin, özelleştirmeye değil uygun yatırım ve tutarlı bir planlamaya gereksinim olduğunu gösterdiğini söylemiştir. Ayrıca insana yakışır iş ve hizmet kalitesi ilkesiyle Avrupa çapında “Adil Taşımacılık” kampanyası yürüttüklerini de dile getirmiştir.

1 Mayıs İşçi Bayramına ise bir yanda Demiryolu, diğer yanda da Air France çalışanlarının grevleri damgasını vurmuş, genel gösteriler sıkı güvenlik önlemleri altında geçmiştir.

Demiryollarının yanı sıra Fransa’da enerji, eğitim, sağlık, temizlik, kamu, ulaşın ve sosyal hizmetler sektörlerinde de grevler 3 aydır sürüyor. Öğrenciler ise üniversiteye erişimi sınırlayan uygulamaları protesto etmek için üniversiteleri işgal ediyor. Özellikle sağlık sisteminin kötüye gitmesi (aşırı yoğunluk, kaynak yetersizliği vb.) nedeniyle sık sık grev yapılıyor.  Aşırı iş yüküne karşı yaklaşık 2 aydır grevde olan bir devlet hastanesi çalışanları ise önce açlık grevine başladılar daha sonra da hastaneyi işgal ettiler. Sendikalar kemer sıkma politikalarından vazgeçilmesini, alım gücünün arttırılmasını ve işten çıkarmalara son verilmesini talep ediyorlar.

Sendikalar grevlerin yaz boyu devam edeceğini açıkladı.

Diğer tarafta grev dalgası diğer Avrupa ülkelerine de yayılmaktadır.  En son Yunanistan’da kemer sıkma önlemleri ve hükümetin ekonomi politikalarına karşı genel greve gidilmiştir.  Politikalar kapsamında emeklilik maaşlarında kesintiler tasarlanması ve vergilerin arttırılması büyük tepki yaratmıştır.