EMEKÇİLER TEK SES: İNSAN ONURUNA YARAŞIR ASGARİ ÜCRET İSTİYORUZ

EMEKÇİLER TEK SES: İNSAN ONURUNA YARAŞIR ASGARİ ÜCRET İSTİYORUZ

2020 yılı için geçerli olacak ve yaklaşık 7 milyon işçi ve onların ailelerinin geçimini etkileyecek olan “asgari ücret” in belirlenmesi çalışmaları sırasında işçi Konfederasyonları TÜRK-İŞ, HAK-İŞ ve DİSK bir araya gelerek ortak görüş belirlemişti.

Açıklamada ücret hakkının temel insani hakların güvencesinde bir “sosyal hak” olduğu ifade edilmiş ve Uluslararası Çalışma Örgütünün Anayasasının girişindeki “işçinin ve ailesinin yalnızca geçimini temin eden ücret, insanca yaşamaya yeterli bir ücret değildir. Hâlbuki işçinin insanca yaşaması için yeterli ücrete sahip olması gerekir” ifadesi hatırlatılmış ve “ASGARİ ÜCRET İNSAN ONURUNA YARAŞIR BİR ÜCRET OLMALI” denmiştir.

Konfederasyonlar “insan onuruna yaraşır” bir düzeyde asgari ücret belirlenebilmesi için dikkate alınması gereken ilkeleri;

• Asgari ücretin saptanmasında Anayasa’da yer alan “geçim şartları” yaklaşımına öncelikle uyulmalıdır. Günün ekonomik ve sosyal koşullarına göre işçinin ve ailesinin insanca yaşamasını mümkün kılacak ve insanlık onuruyla bağdaşacak bir tutarda olmalıdır

• Asgari ücret belirlenirken, işçinin ve ailesinin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için bilimsel olarak belirlenmiş harcama kalıbı esas alınmalı ve hesaplamalar buna göre yapılmalıdır. 

• Asgari ücret Asgari Geçim İndirimi (AGİ) hariç ve net olarak açıklanmalıdır. Bu ücretten yapılacak vergi, sosyal güvenlik vb. kesintiler net tutarın üzerine ilave edilmelidir.   Yıl içerisinde açıklanan bu net ücretin altına düşülmemelidir.

• Ücretlerin asgari ücrete tekabül eden kısım vergiden muaf olmalıdır. Asgari ücret sonrası ilk vergi basamağı için uygulanacak oran yüzde 10 olmalıdır.

• Asgari ücret, sanayi/tarım ve yaş, cinsiyet ayırımı yapılmadan yine ulusal düzeyde tek olarak ve yıllık belirlenmelidir.

• Asgari ücret, ekonomik ölçülerin ötesinde sosyal bir ücret olarak kabul edilmeli ve bu özelliği temel alınarak belirlenmelidir.  

• İşçilerin arasında nitelik, kıdem, işin mahiyeti gibi ekonomik amaçlı değerlendirmelerin tümünden bağımsız olarak ele alınmalıdır. 

• “Sosyal Devlet” ilkesi gereği “aile yardımı” çalışmayan eş için uygulamaya konulmalıdır.

• Devlet çalışanlar arasında ayrım yapmamalı, kamuda geçerli en düşük aylık tutarını asgari ücret belirlenirken de dikkate almalıdır.

• Asgari ücret teşviki, sendikal örgütlenmenin olduğu işyerleri için uygulanmalıdır

şeklinde ifade etmişlerdi.

5 Hükümet temsilcisi, işveren kesimi olarak 5 TİSK temsicisi ve işçi kesimi olarak 5 TÜRK-İŞ temsilcisinden oluşan Asgari Ücret Komisyonu Aralık ayı içinde dört kez toplanmış ve 2020 yılı için geçerli olacak asgari ücreti işçi kesiminin katılmadığı bir kararla oyçokluğuyla net 2.324 tl olarak belirlemiştir.

Oysa TÜRK-İş’in yıllardır düzenli olarak her ay yaptığı araştırmaya göre bir kişinin yaşam maliyeti Kasım 2019 sonu itibariyle 2.578 tl olarak belirlenmişti.  İşçi kesimi bu ücret düzeyinin altında bir rakamı kabul etmeyeceğini duyurmuştu.    

Aynı araştırmanın asgari ücretin belirlenmesini takiben açıklanan Aralık 2019 sonuçlarına göre bir çalışanın aylık yaşam maliyeti 2.650 tl olarak, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı ise 2.163 tl olarak belirlenmiştir.

2020 yılı için tespit edilmiş ücret bir kişinin yaşam maliyetini karşılamaktan uzak, dört kişilik bir ailenin ancak aç kalmamasına yetecek kadardır.

Asgari ücretin önemi işçinin yaşamını idame ettirebilmesi için gerekli asgari standardı sağlayan ücret olmasıdır. Dolayısıyla işverenin kar-zarar hesabına göre belirlenmesi söz konusu olmamalıdır.  Üretim maliyetlerinin ve işsizliğin asgari ücretin tespitinde bir dayanak değildir.

Bu ücret “ölmeyecek kadar” olmamalı işçinin yanı sıra ailesinin de ihtiyaçlarını hesaba katmalıdır ve başka insani gereksinimleri de karşılayabilecek “insan onuruna yaraşır” bir düzeyde olmalıdır.  Özellikle çocuklu ailelerin gereksinimleri göz önüne alındığında asgari ücret düzeyi çok yetersiz kalmaktadır.

Ülkemizde yaklaşık 10 milyon işçi asgari ücretin civarında bir ücret almaktadır.  Ortalama ücret haline dönüşen ve artık vasıflı ve yüksek eğitimli işçiler için de geçerli olan asgari ücret, aynı zamanda birçok iş yerinde SGK primi ve kıdem tazminatı seviyesinin düşürülmesi amacıyla resmi ücret olarak gösterilmektedir.

Yazar hakkında

Zerrin Işık author