ANAYASA MAHKEMESİ GREV ERTELEME KARARI NEDENİYLE TAZMİNAT ÖDENMESİNE KARAR VERDİ

ANAYASA MAHKEMESİ GREV ERTELEME KARARI NEDENİYLE TAZMİNAT ÖDENMESİNE KARAR VERDİ

 

Anayasa Mahkemesi 9/5/2018 tarih 2015/14862 sayılı kararıyla dava konusu grev erteleme kararının Anayasanın 51. Maddesinde güvence altına alınan sendika hakkının ihlal edildiğine hükmetti.

Birleşik Metal İşçileri Sendikası ile Türk Metal Sanayicileri Sendikası arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması nedeniyle sendika  29/1/2015 ve 19/2/2015 tarihleri itibariyle uygulanmak üzere otuz sekiz iş yerinde yaklaşık on beş bin işçiyi kapsayan grev kararı almıştı.

Ancak Bakanlar Kurulu 29/1/2015 tarihli kararıyla söz konusu grevin “milli güvenliği bozucu” nitelikte olduğunu belirterek grevin ertelenmesine karar vermişti.

Sendika tarafından 2/2/2015’de açılan yürütmeyi durdurma davası Danıştay tarafından 5/3/2015 tarihinde “yürütmeyi durdurulması kararı verilebilmesi için yasanın aradığı koşulların gerçekleşmemiş olduğu” şeklinde bir gerekçesiyle reddedilmişti. Karar 31/7/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve sendika 27/8/2015 tarihinide AYM’ne bireysel başvuruda bulunmuştu. Grev erteleme kararı toplu iş sözleşmesine ilişkin yasal sürecin işlediği sırada alındığı için sendika toplu sözleşme hakkını kaybetmemek için Yüksek Hakem Kuruluna başvurmak zorunda kalmıştı.

AYM mahkemesi grev kararını esas yönünden incelerken, “müdahalenin varlığı”, “müdahalenin ihlal oluşturup oluşturmadığı”, “kanunilik”, “meşru amaç”, “demokratik toplum gereklerine uygunluk ve ölçülülük” gibi başlıklar bağlamında ele almıştır.  Karara yapılan itirazlar özetle;

  • “… demokrasiler, temel hak ve özgürlüklerin, istisnai olarak ve ancak özüne dokunmamak koşuluyla demokratik toplum düzeninin sürekliliği için zorunlu olduğu ölçüde sınırlandırılabilirler (AYM, E.2006/142, K.2008/148, 24//9/2008; Kristal-İş Sedikası, #70).”
  • “… mahkemelerin kararlarında dayandıkları gerekçelerin sendika hakkını kısıtlama bakımından ‘demokratik toplumda gerekli’ ve ‘ölçülülük ilkesine’ uygun olduğunun inandırıcı bir şekilde ortaya konulup konulmadığı olacaktır.”
  • “…Danıştay Onuncu Dairesinin … geliştirdiği ölçüte göre yasal bir grevin yasada öngörülen anlamda milli güvenliği bozucu nitelikte görülebilmesi için ülke ve devletin özel savunma ve güvenlik altına alınmasını zorunlu kılacak ciddi tehlikelerine ortaya çıkması gerekmektedir…”
  • “… Ekonomik güvenliğin milli güvenliğin ayrılmaz bir parçası olduğu görüşü, akademik olarak savunulabilir bir görüş olarak kabul edilse bile somut bir vakıada temel bir hakkın sınırlandırılması sebebi olarak kabul edilmesi için idarenin ve mahkemelerin ikna edici gerekçeler ortaya koyması gerektiği de her türlü izahtan varestedir.”
  • “Somut olaya konu Bakanlar Kurulu kararında yalnızca grevin ertelenme sebebi zikredilmiş, bunun dışında bir açıklamaya yer verilmemiştir…somut verilerin ne olduğuna ve varsa bu somut verilerin milli güvenlik ile ilişkisine dair bir açıklama yapmamıştır…”
  • “…6356 sayılı Kanunun 63. Maddesine göre yalnızca milli güvenlik ve genel sağlık sebepleriyle grev ertelemesi kararı verilebilmesi mümkün olup “ekonomik güvenlik” bir grev erteleme sebebi olarak sayılmış değildir…”
  • “İdare ve derece mahkemeleri bireylerin sendika hakkı ile bir bütün olarak toplumun menfaatleri arasında bir çatışma bulunduğunu göstermemiş, böyle bir çatışma varsa çatışan menfaatler arasında adil bir denge kurulmasına çalışılmamıştır.”
  • “… başvuruya konu grevin ertelenmesine ilişkin derece mahkemelerinin kararlarında ortaya konan gerekçelerin ilgili ve yeterli olmadı sonucuna varılmıştır.

şeklindedir.

AYM kararının sonunda ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yoluna gidilebileceğini ancak yeniden yargılama yapılmasında hukuki bir yarar bulunmadığı için tazminata hükmedilebileceğini ifade etmiştir.  Başvuru yapan sendika 5.000.000 TL tazminat talebinde bulunmakla birlikte, iddia edilen maddi zarar ile tespit edilen ihlal arasında ilişki bulunduğuna dair bir bilgi ve belge sunmadığı için manevi tazminat talebinde bulunduğu sonucuna varılmıştır. Dolayısıyla Anayasanın 51. Maddesinin ihlaline karşılık başvuran sendikaya 50.000 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.