1 TEMMUZ “DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI”

1 TEMMUZ “DENİZCİLİK VE KABOTAJ BAYRAMI”

1 Temmuz 1926, T.B.M.M ‘nde Kabotaj Kanunun kabul edilmesiyle karasularımızda, limanlarımızda gemi işletme ve her türlü liman ve deniz ticareti faaliyetleri üzerindeki haklarımızın ülkemize geçtiği tarihtir, denizlerimizdeki egemenliğimizin tasdiki niteliğindedir.  1500’lu yıllardan beri yabancıların elinde olan karasularımız ve limanlarımız arasında gemi işletme ve ticaret hakkı Lozan müzakereleri sonrasında, Lozan Anlaşmasının 10. Maddesine dayanılarak kesinleşmiş ve kabotaj hakkının elde edilmesiyle ülkenin denizlerde de bağımsızlığı sağlanmış oldu.

Kabotaj hakkının elde edilmesi denizcilerin yetişmesi, liman işçiliği, armatörlük, gemi brokerliği gibi meslek ve faaliyetlerin gelişmesine olanak sağladı ve ulusal denizcilik sektörümüz oluştu. Deniz çalışanlarının vasıf ve becerileri gelişti, ileri eğitim kalitesine ulaşılmaya çalışılmaktadır.

Kabotaj hakkı bir yandan ulusal denizcilik sektörünün dış rekabete karşı korunması, daha da önemlisi deniz taşımacılığının altyapısının ulusal güvenlik politikası doğrultusunda oluşturulması bakımından hayati önem taşımaktadır.

Üyesi bulunduğumuz Uluslararası Taşımacılık İşçileri Federasyonu (ITF) de ülkelerin kabotaj hakkının kullanılmasının mamur bir denizcilik sektörünün oluşmasına katkıda bulunduğunu ve dolayısıyla ülke ekonomilerine fayda sağladığını, bu hakkın korunmaması halinde ülke egemenliğinin ve ulusal güvenliğini tehlikeye düşüreceğini ve denizciliğe ilişkin beceri birikiminin ve kaynak birikiminin kaybı anlamına geleceğini beyan etmiştir. 

1980 sonrası küresel planda uygulanan liberal ekonomi politikalarına bağlı olarak dünyada kabotaj hakkını zedeleyen girişim ve uygulamalar ortaya çıkmış ve düşük maliyetler uğruna yabancı bayraklı gemilerin iç hatlarda hizmet vermesiyle deniz çalışanları işlerini kaybetmişler ve çalışma koşulları kötüleşmiştir.  Bir yanda iş kayıpları yaşanırken diğer yanda da bölgesel sektörler zarar görüştür.  Ancak Kanada ve A.B.D. gibi bazı liberal tanımlanan ülkeler dahi çok sıkı kabotaj kanunları uygulamışlar ve kılavuzluktan petrol çıkarılmasına kadar tüm kabotaj faaliyetlerinde başka ülke vatandaşlarının istihdamını yasaklamışlardır.

Yine aynı liberal politikalar sonucunda vergi muafiyetleri ve düşük istihdam maliyetleri uğruna ulusal bayraktan “elverişli bayrağa” geçişler olmuştur.  Ülkemizde de yabancı bayrağa çok sayıda geçiş olmuş ve ulusal deniz ticaret filomuz küçülmüştür.  Çok sayıda deniz çalışanımız işsiz kaldığı gibi ulusal kaynaklarımızın bir bölümü yurt dışında kalmaktadır. 

Kabotaj hakkının korunması, ulusal denizciliğin, bilgi ve beceri birikiminin ve ulusal güvenliğin korunmasıdır.

Atatürk’ün öngörüleri ve isteği doğrultusunda ulusal denizcilik sektörümüzün büyümesi ve dünya standartlarına sahip bir düzeye getirilmesi, büyük bir potansiyel olan dünya deniz taşımacılığındaki payımızın ve rekabet gücümüzün arttırılmasını temenni ediyor ve başta denizcilik camiası olmak üzere yurttaşlarımızın Denizcilik ve Kabotaj Bayramını Kutluyoruz.